BAĞIŞ YAP

Mavera Ödülleri 2023 Sahiplerini Buldu

“MAVERA ÖDÜLLERİ 2023” SAHİPLERİNİ BULDU

 


Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın düzenlediği Mavera Ödülleri, tertip ettiği “Deneme Yarışması” kapsamında dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti.

Bünyesinde gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetlerini her yıl olduğu gibi bu senede “Mavera Ödülleri” kapsamında taçlandıran Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı, düzenlediği yarışmada 200 farklı üniversitenin 800’ün üzerinde öğrencisinden deneme yazısı aldı. “Öz’ünü Bil, Özgür Ol!” konulu denemeler, alanında uzman isimlerin yer aldığı değerlendirme kurulu tarafından değerlendirilirken ödüller sahiplerine 22 Haziran Perşembe günü Bağlarbaşı Kültür Merkezinde takdim edildi.

 


Her sene ödüllü yarışmalarıyla, çeşitli konularda farkındalık yaratmayı amaçlayan Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın organize ettiği “Mavera Ödülleri”, başta yarının yetişkinleri olan gençler olmak üzere, tüm insanları ortak bir “çağrı”da buluşturmayı hedefliyor.

 

2018 yılında “Kudüs”, 2019 yılında Aliya İzzetbegoviç Anısına “Küresel Barış ve Adalet”, 2020 yılında Nurettin Topçu Anısına, 2021 yılında İyilik, ‘Ben’de Başlar! konulu, 2022 yılında Malcolm X Anısına “Dünya Yeniden Kurgulanırken: Sözümüz Var!” çerçevesinde icra edilen Mavera Ödülleri bu yıl “Öz’ünü Bil, Özgür Ol!” konusu özelinde gerçekleştirildi.

 

HEYECANIMIZ DA KATILIM SAYIMIZ DA HER GEÇEN SENE ARTIYOR!

 


İlk olarak kürsüye düzenleme Kurulu adına Yürütme Kurulu Başkanı Sedat Ayyıldız davet edildi. Konuşmasında Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın projelerine değindi:

 

Mavera ailesi olarak başlattığımız projelerin bir istikrar kazanarak gelenek haline gelmesinden mutluluk duyuyoruz. Kamu yararına attığımız adımların sizler tarafından olumlu karşılandığını görmek her geçen gün heyecanımızı artırıyor. Mavera ödüllerine olan heyecanımızla birlikte katılım sayımız da her geçen sene artıyor.

 

10. Yılını geride bırakan vakfımız her sene farklı başlıklar ve farklı jüri ekibi ile deneme yarışması düzenlemeye devam ediyor.

 

Bu sene yarışmaya 800’ün üzerinde eserle katılım tamamlandı. İki aylık başvuru sürecinden sonra İlk 13’e giren öğrencilerimiz ise bugün burada bizimle ödüllerini almak için bir araya geldiler.

 

İlk 13’e giren öğrencilerimizin yazıları Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak bir kitap bünyesinde yayınlanacak. Bunun yanı sıra yarışmaya eser gönderen tüm öğrencilerimizin yazılarından birer paragraf alıntıları yapılarak bir kitap daha yayınlanacaktır.

 

Ayrıca dereceye giren kardeşlerimizi yazarlık atölyesine alarak kalem ve gönülleri arasında kurdukları bağı güçlendirmek adına onları destekliyoruz. Kardeşlerimizin ufuklarını genişletebilmek için gösterdiğimiz her desteği büyük bir titizlikle ve özenle gerçekleştiriyoruz. geleceğin Nobel ödüllerini alacak olan neslin gelişiyor olduğunu görmek bizler heyecanlandırıyor.

 

ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ADINA ATACAĞIMIZ ADIM!

 


İkinci olarak kürsüye Temel Hazıroğlu davet edildi. Konuşmasında yaratıcı düşünce ve ana dilimizin önemine değindi:

 

Yazmak insana hizmet eden, gönlünü genişleten bir eylemdir. Yaratıcı düşünce, entelektüel düşünce anadil ile mümkündür. Bu yarışmaya katılım gösteren öğrencilerimizin eserlerinde de bunu fark ettim. Ana dilimizi her zaman yetiştirmemiz ve geliştirmemiz gerekiyor.

İnsan mutlak iyi mutlak kötü değildir. Bu nedenle insanın içinde daima bir çekişme vardır. Bu çekişmeler düşüncelerde kalmaz. Eylemlere ve yazılara da etki eder. Bu noktada insanın yeryüzündeki en değerli varlık olduğunu bilmek ve en gelişmiş insanın Müslüman olmakla olduğunu bilmek gerekiyor. Tecelli gâh olduğumuz bilinciyle kendimize yönelik akıl kalemlerimizin doğru bir düsturla çalışması gerekir.  Hür ve bağımsız olmak noktasında doğru sınırları çizen ve batının dayatmalarına gözünü açan bir Müslüman olmak Özgürleşebilmek adına atacağımız en önemli adımlardır.

 

İnsanın içindeki dinamiğin açığa çıkması ve insanın hakikate yönelmesi özgürleşmesidir. 

Şuracılığın önemini hafife almamalıyız. İlerici ve devrimci tezler geliştirmemiz gerekiyor. Batı artık inişe geçti bunu görmeliyiz ve batının reklamlarını ciddiye almamayı öğrenmeliyiz. İslam medeniyetini yeniden ayağa kaldırmak adına bu dine mensup insanlar olarak yeni bir entelektüel yaklaşımla hakikatin sesin yeniden ortaya çıkarmamız gerekiyor. Bu kolay değil elbet. Ancak bizler bunun potansiyelini taşıdığımızı bilmeliyiz ve umudumuzu daima diri tutmalıyız.

 

21. YÜZYILDAKİ HİKAYEMİZ ÜZERİNE DÜŞÜNMEYE VE KAFA YORMAYA BİR ÇAĞRI!

 


Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Koca konuşmasında 21. yüzyıldaki hikayemiz üzerine düşünmeye ve kafa yormaya bir çağrı yaparak sözlerini şöyle devam ettirdi:

 

Kıymetli Misafirler,

 

Değerli Mavera Vakfı Gönüldaşları,

 

Sevgili gençler, hanımefendiler ve beyefendiler…

 

Hepinizi Allah’ın selamıyla selamlıyorum, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun,

 

Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

 

10. yılına ulaştığımız Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak bu yıl 6.sını gerçekleştirdiğimiz Mavera Ödülleri 2023 Deneme Yarışması ödül töreni vesilesiyle sizlerle bir aradayız. Allaha sonsuz hamdler olsun.

 

10. yılını kutladığımız Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı, ana okulu seviyesinden itibaren lise ve üniversite düzeyine kadar her kademede çeşitli faaliyetler, etkinlikler, seminerler düzenliyor, çalıştay ve sempozyumlara destek veriyor.

 

Vakfımızın imkanları dahilinde yaptığımız ve yapmayı planladığımız faaliyetlerin sürekli ve kalıcı olmasına ayrı bir önem veriyor ve hassasiyet gösteriyoruz. Çünkü Hz. Peygamber: “Amellerin en hayırlısı “en devamlı” olanıdır” buyurmuşlardır.

 

6 yıldır düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz Mavera Ödülleri Deneme yarışması çok önemsediğimiz faaliyetlerden birisidir. Bu deneme yarışması için Önlisans ve lisans öğrencilerine belirlemiş olduğumuz konu çerçevesinde gençlerimizin hissiyatlarını bizlerle Deneme formunda paylaşmalarını istiyoruz.

 

Amacımız tesbit ettiğimiz temalar çerçevesinde toplumun ve gençlerin dikkatini çekmek ve bu çerçevede düşünmelerini sağlamaktır.

 

Bunun yanında Amacımız geleceğin aydınları, yazarları ve mütefekkirleri olacak yetenekli ve kabiliyetli gençleri keşfetmek ve elimizden geldiğince onları sonuna kadar desteklemek. ………

 

Ödüller…bilgisayar ve seyahat… kitap….. yazarlık atölyesi….

 

 

Bu yılın teması “Özünü bil, özgür ol!”.

 

2018’de ilk konumuz “Kudüs”tü.

 

Sonraki yıllarda “Küresel Barış ve Adalet”,

 

“Fıtratın Çağrısı; İnsan Aslına Dön”,

 

“İyilik Bende Başlar” ve geçtiğimiz yıl da

 

“Dünya Yeniden Kurgulanırken: Sözümüz Var!” konularını öne çıkardık, yazılar talep ettik. 

 

Konulara baktığımızda, Kudüs’ü hariç tutarsak daha çok bugüne dair sancılı konuların öne çıktığını görüyoruz. Daha güncel olarak ortaya çıkan, üzerinde kafa yormamızı gerektiren konular bunlar.

 

Kudüs bizim geçmişimiz, bugünümüz ve yarınımız. Onun içindir ki özgürleşmeden kapanmayacak bir bakiyedir Kudüs bizim için.

 

Kudüs tutsak olduğu sürece her birimiz aynı zincirlerin esiriyiz. Özgürlüğe dair söylenecek her sözümüz eksik kalır, siyonizmin işgali altındayken.

 

Yenildiğimiz, kaybettiğimiz, unuttuğumuz bir semboldür Kudüs.

 

“Özünü bil, özgür ol” temasını 21. yüzyıldaki hikayemiz üzerine düşünmeye ve kafa yormaya bir çağrı olarak telakki ediyorum.

 

Eğer Kudüs’ü unutursanız yüklerinizden kurtulursunuz, özgürleşmiş olursunuz deniyor.

 

Hani biraz önce dedim ya Kudüs, bütün kaybettiklerimizin sembolü.

 

Bağdat, Halep, Kabil, Hartum, Bingazi, Saraybosna, Karabağ, Doğu Türkistan… Kimisi kabuk bağlamış, kimisi taptaze acıların pençesinde geleceğini arayan yaralı şehirlerimiz.

 

Bu denli geniş coğrafyaya yayılmış büyük bir hikayenin içinden Gençlerimizi kimliksiz, aidiyet bilincinden mahrum, tarih ve kültür şuurundan uzak, cinsiyetsiz bir kitle haline getirmek için sarf edilen çabalar hepinizin malumu. Her an, her platformda bu kirli propagandanın izlerini hepimiz görüyoruz.

 

Sürekli olarak genç zihinlere ve gönüllere saldırıyorlar, ellerindeki her türlü propaganda silahlarıyla.

 

Sokaklarımız, iş yerlerimiz, evlerimiz, zihinlerimiz büyük bir muhasara ve kuşatma altında. Bu muhasarayı kırıp gelecek kuşaklarımızı kendi hikayelerine götürecek bir yol bulmak zorundayız.

 

Ben bunları söylerken yanlış anlaşılmak istemem. Asla karamsar değilim. Gençlerimizden ve geleceğimizden ümit varım. Bu yılki yarışmamıza 800’ün üzerinde gencimizin yazı göndermesi, beni heyecanlandırıyor ve ümitlendiriyor.

 

Bütün olumsuz saldırı ve çabalara rağmen, Bir mayanın tuttuğunun işareti ve muştusu.

Müslümanların olabildiğince eksikliklerine, zayıflıklarına rağmen Allah’ın nurunu tamamlamak için, onun mesajını dip diri bir şekilde taşıyacak nesillerin zuhurunun bir tezahürü olarak görüyorum.

 

Sevgili kardeşlerim,

 

Eğer bir hikayemiz, menkıbemiz varsa, özgür oluruz.

 

Eğer bir derdimiz varsa, bir mücadelenin içinde oluruz.

 

Eğer varmak istediğimiz bir menzilimiz, hedefimiz varsa, yola düşeriz.

 

Aksi halde, başkalarının kurguladığı senaryolarla yol alan, itilip kakılan, horlanan bir dolgu malzemesi olmak kaçınılmaz bir kadere dönüşür bizim için.

 

Hikayemizin, Tarihin ve bu toprakların bize yüklediği bir sorumluluk var. O sorumluluktan kaçarak özgür olma şansımız yok. Hikayemizden kaçtığımız takdirde sadece başkalarına köle oluruz. Ve efendiler adına istemesek bile cepheye sürülen bir askere dönüşürüz.

 

Tekrar başa dönecek olursak, bizlere, daha çok da çocuklarımıza, gençlerimize hikayenizin dışına çıkın, yüklerinizden kurtulun ve özgür olun deniyor.

 

Peki ne vadediyor bu özgürlük?

 

Kimliklerinizden arının, kendinizi hiç bir bütünün parçası olarak görmeyin, birey olarak sadece kendinizi düşünün, kendi kişisel konforunuz dışında hiçbir değer kalmasın zihninizde.

 

Peki sonra, sonrası şu sevgili genç kardeşlerim; vatansız, bayraksız, dinsiz, cinsiyetsiz, sadece tüketen, doğru ve yanlış kavramını kişisel konfor ve haz sınırlarına hapseden devasa bir fanus içinde birilerinin kölesi olmak.

 

Çağdaş köle tüccarları sahte özgürlük beratlarıyla geleceğimizi sizden çalmak istiyor. Ama sizler buna müsaade etmeyecekseniz. 

 

Kimliğimizden, vatanımızdan, bayrağımızdan, dinimizden, millet olarak onurumuzdan gayrı bizi özgürleştirecek başka da bir yol yoktur.

 

Son olarak şunu tekrar vurgulamak istiyorum: Eğer büyük hikâyeyi ıskalamazsak Allah elbette nuruyla yolumuzu aydınlatacaktır.

 

O hikâye öncelikli olarak Allah’a kul olmak ve ahirete iman etmektir.

 

Yeryüzünü mamur etme sorumluluğudur.

 

Yeryüzünde fitnenin kalmaması için mücadele etme sorumluluğudur.

 

Bu dünya hayatının geçici bir imtihan durağı olduğunu unutmamaktır.

 

Rabbimiz cümlemizi özgür iradelerimizle hidayet ve istikamet üzere yaşayıp, maksadına nail olanlardan ve felâha erenlerden eylesin.

 

Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kazananlara Ödülleri Takdim Edildi

  


Başvurularının 4 Nisan’da başlayıp 31 Mayıs’ta sona erdiği yarışmaya yurt içi ve yurt dışında yaşayan ön lisans ve lisans düzeyinde eğitim alan 30 yaş altı öğrenciler katılım sağladı.

 

Bu çerçevede “Öz’ünü Bil, Özgür Ol!” konulu deneme yarışmasına yoğun katılım olurken Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı toplumsal sorumluluğu örnek bir modelle birlikte tüm Türkiye’ye ulaştırmayı başardı.

 

 


Mavera Ödülleri 2023 Öz'ünü Bil Özgür Ol! Konulu Ödüllü Deneme Yarışmasının değerlendirme kurulunda;

 

·       Abdulaziz Tantik

·       Dr. Abuzer Dişkaya

·       Doç. Dr. Adem İnce

·       Erol Erdoğan

·       Güray Süngü

·       Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan

·       Prof. Dr. Ömer Türker

·       Selvigül Şahin

·       Temel Hazıroğlu

·       Yusuf Kaplan

gibi kıymetli isimlerin bulunduğu Mavera Ödülleri 2023’de titiz çalışmalar sonucu dereceye girecek olan yazıları belirlendi.

 

Yarışmaya Gelen Tüm Yazıları Kitaplaştırıyoruz

 

Öz’ünü Bil, Özgür Ol! Konulu düzenlenen yarışmada, alanında uzman değerlendirme kurulunun inceleyip değerlendirdiği 13 deneme yazısı ödül aldı. Değerlendirme sonucunda dereceye giren ilk 3 kişiye dizüstü bilgisayar ve ilk 13 kişiye mansiyon ödülü olarak Balkan Turu seyahati takdim edildi. Bu ödüllerin yanı sıra kitaplaştırılmaya değer görülen deneme yazıları Arapça, İngilizce ve Türkçe olmak üzere üç ayrı dilde derlenerek kitap haline getirilecektir.